Aynı zamanda bu platformlarda:

IPI Özgür Sohbetler: Türkiye podcast serisinin 25. bölümü yayında!

Podcasti hazırlayan Cansu Çamlıbel serinin yirmi beşinci bölümünde Bilgi Üniversitesi Uluslararası Hukuk bölüm üyesi, akademisyen Prof. Dr. Turgut Tarhanlı ile Türkiye’de ifade ve basın özgürlüklerine yönelik baskıların geldiği son noktayı uluslararası hukuk çerçevesinden değerlendirdi.

IPI Özgür Sohbetler: Türkiye podcast serisinin geçmiş bölümlerine buradan ulaşabilirsiniz.

2018’de Osman Kavala ve Anadolu A.Ş.’ye açılan soruşturma kapsamında kısa süreli göz altına alınan Tarhanlı, gözaltı ve devamında davada süregelen hak ihlallerini şöyle değerlendirdi:

“İfade özgürlüğü meselelerinde veya hakların korunmasıyla ilgili denetim fonksiyonlarını yerine getirirken AİHM’in kullandığı kriterlerden biri demokratik toplumda gereklilik ölçütüdür. Bu ölçütü bu tür bir vakaya uyguladığınızda demokratik bir toplumda bu tür muamelenin gerekliliği sorusuna cevap; hiç de gerekli olmadığı yönündedir.”

Çamlıbel ve Tarhanlı, Gezi Davası ve eski Cumhuriyet gazetecilerinin yargılandığı Cumhuriyet Davası’na değinerek, bu gibi davalarda gözlemlenen hukuki süreçteki aksamalar ve somut delil gibi temel unsurların eksikliğinin, bu davaların belli bir ideolojik tutuma dayanarak açıldığı görüşünü pekiştirdiğinin altını çizdi.

Adalet Bakanlığı’nın 2021 yıl sonu istatistiklere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan göreve geldiğinden bu yana 160.000den fazla kişiye “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasından soruşturma açıldığını alıntılayan Çamlıbel’in sorusuna yanıt olarak Tarhanlı, AİHM’in 2021 Vedat Şorli kararına atıfta bulunarak devlet başkanının ve kamu önünde olan kişilerin eleştirilebilirliğinin ve buna töleransının daha yüksek olması gerektiğini vurgulandığını tekrarladı.

Sohbette değinilen konu başlıklarından bazıları şöyle:

  • Evrensel ilkelere göre “demokratik toplumda gereklilik ölçütü”
  • Kutuplaşma ikliminin ifade ve basın özgürlüğüne etkisi
  • Gazeteci Sedef Kabaş ve sanatçı Sezen Aksu’ya yönelik saldırılar
  • Türkiye’nin hazırlanmasında katkı sağladığı evrensel yargı ilkeleri ve gelinen nokta
  • TCK 301. ve 299. maddelerinin araşsallaştırılması

Bölümden öne çıkanlar:

“Bir arada yaşama esasının önemli ölçütlerinden biri aslında ortak ideallere, kimliğe sahip olmaktan daha önce sizin neden ve nasıl bir arada yaşadığınıza ilişkin bir sorunun cevabını verebilmektir.”

“2016’da AİHM’in başka bir kararında (Jiménez Losantos v. Spain (no. 53421/10)) bir devlet başkanına yönelik kullanılan üslup bayağı, alaycı, abartılı olabilir ve sadece bu özellikleri nedeniyle belki hakaret boyutuna da varabilir. Ama bu tür bir üslubun kullanılmış olması, üslubun güçlendirilmesine katkıda bulunabilecek bir dil oluşturuyorsa, o zaman mahkeme olarak görmezden gelebilirim diyor.”