IPI Özgür Sohbetler: Türkiye podcast serisinin on altıncı bölümü yayında!

Podcasti hazırlayan Cansu Çamlıbel serinin on altıncı bölümünde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün önemini belirtmek için gazeteci ve haber sunucusu Özlem Gürses ile Türkiye’de medya sektöründe kadın gazeteci olarak çalışmayı, karşılaşılan engelleri, kadınlara karşı ayrımcılığı ve de dünden bugüne değişen gazetecilik anlayışını konuştu.

IPI Özgür Sohbetler: Türkiye podcast serisinin geçmiş bölümlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Daha önce pek çok önde gelen TV kanallarında çalışan Gürses, şu anda Halk TV’de haber sunuculuğu yapıyor. Ayrıca sosyal medya hesaplarından da gazetecilik içerikleri üretmeye devam ediyor.

Son zamanlarda sosyal medya üzerinden maruz kaldığı saldırılara yönelik bunun siyasi iktidar ve eril söylemlerinin sebep olduğu bir dönem olarak düşündüğünü belirten Gürses, bu dönemin toplumda ciddi yaralara sebep olduğunu dile getirdi. Gürses, “Bu yaralar açıldı ve çok uzun sürdü,” şeklinde konuştu. Online tacize sebep veren asıl sorunun kadın kimliği üzerinden olan söylemler olduğunu belirten Gürses, tüm bu dönemin ana karakterinin siyasette, toplumda ve sektörde var olan eril hava olduğun belirtti.

Gazetecilik mesleğinin geçirdiği süreç için ise Gürses, mesleğe başladığı ilk yıllar ile bugün gelinen nokta arasındaki dönemde gazetecilik tanımının değiştirildiğini ve iktidara yakın ve belli konumlara yerleştirilenlere verilen “muhalif” gazeteci tanımının getirildiğini söyledi. “Bu çok toksik bir iklim yarattı,” dedi. Bir diğer değişikliğin de eskiden toplumsal olarak kazanma kavramının önemli olduğu ve bir ideal, toplum ve ülke için kazanıma işaret ettiğini söylerken şimdi ise çıkarlar, siyasi partiler ve kişiler için kazanmanın öne çıktığını söyledi. “Türkiye’nin değer sistemi değişti,” dedi.

Çamlıbel kadınların her sektörde karşılaştığı “cam tavan” kavramının gazeteciliğe olan yansımasına yönelik, sahada, ekranlarda ve pek çok seviyede kadınların aktif olarak gazetecilik yaptığını, ancak iş yönetici kadrolara geldiğinde durumun değiştiğini belirtti. Kadınların yönetim seviyesinde gördükleri bu ayrımcılığa yönelik Gürses de, sektörde bir işi hakkıyla yapmakla, bir işi almak arasındaki farka dikkat çekerek, normalde liyakatla gelinebilecek pozisyonlara gelebilmek için Türkiye’de başka bir patron ve sermaye ilişkiler ağının içinden geçmek gerektiğini belirtti.

Gürses, bu duruma karşılık olarak kendisini örnek göstererek, bu eril ilişkiler ağına girmek istemeyen gazetecilerin ise kendi işini ve alanını kurduğunu söyledi. “Çıkar gruplarından azade kendime bir alan yaratabildim,” dedi. Dünyada da kadın girişimci sayısının artmasının bir sebebinin de bu durum olduğunu söyleyen Gürses,  “O ilişkiler ağında kendimiz gibi olamayacağımızı anladığımız zaman kendimiz olabileceğimiz bir alan yaratıyoruz,” şeklinde ifade etti.

Sohbette değinilen konu başlıklarından bazıları şöyle:

  • Kadın gazetecilere yönelik ayrımcılık ve saldırılar
  • Medya sektöründe kullanılan eril ve ötekileştirici dil
  • Cam tavan kavramı ve medya sektöründeki yansımaları
  • Geçmişten günümüze gazetecilik mesleğinin geçirdiği değişimler

Özlem Gürses ile bölümden öne çıkanlar:

  • “Gazeteciler olarak bu kadar şöhretli olmamız gerekmiyordu. Normal demokrasilerde, bu kadar dertle de baş etmek zorunda kalmamalıydık. Sıradan, işini yapmaya çalışan gazeteciler olmalıydık.”
  • “Buradaki asıl sorun kadın kimliği üzerinden olan söylemler. Zaten içinden geçtiğimiz bu dönemin ana karakterinden biri de bu eril hava.”
  • “Normalde standart gazetecilik prensiplerini sağlayabildiğinde bu pozisyonlara gelmemek için bir neden yok. Ancak, o pozisyonlara gelebilmek için Türkiye’de başka bir ilişkiler ağının içinden geçmek lazım.”
  • “Çıkar gruplarından azade kendime bir alan yaratabildim. Dünyada da kadın girişimci sayısı artıyor, sebebi bu herhalde. O ilişkiler ağında kendimiz gibi olamayacağımızı anladığımız zaman kendimiz olabileceğimiz bir alan yaratıyoruz.”