Aynı zamanda bu platformlarda:

IPI Özgür Sohbetler: Türkiye podcast serisinin on birinci bölümü yayında! Podcasti hazırlayan Cansu Çamlıbel serinin bu bölümünde, mikrofonu Türkiye’deki meslektaşlarına uzatmaya devam ediyor. Çamlıbel, gazeteciliğe başlama hikayesi genç gazeteciler için ilham verici olan Melis Alphan ile Türkiye’de güç odaklarına direnerek yapılan gazeteciliği konuştu. Alphan daha önce Cumhuriyet, Radikal, Milliyet ve Hürriyet gibi Türkiye’nin en önemli gazetelerinde çalıştı ve köşe yazarlığı yaptı.

IPI Özgür Sohbetler: Türkiye podcast serisinin geçmiş bölümlerine buradan ulaşabilirsiniz.

23 Kasım 2015’te, Diyarbakır’da resmi olarak düzenlenen Newroz kutlamasından bir fotoğrafı sosyal medyada paylaştığı nedeni ile geçtiğimiz hafta Basın Suçları Bürosuna çağrılarak ifade veren Alphan, hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması ile soruşturma açıldığını öğrendi. Alphan, 2015 yılının Kürt meselesinde çözüm sürecinin hızlandığı bir dönem olduğunun ve kendisinin şahsen bulunmadığı Newroz kutlamalarının ise resmi izinle gerçekleştiğinin altını çizdi. “Bu fotoğrafı paylaştığımdan kimsenin yeni haberi olmadı. Bu nedenle ‘neden şimdi?’ sorusu önem kazanıyor,” dedi.

“Ben Kürt meselesi üzerine çok da çalışan  bir gazeteci değilim; benim konularım kadın, çocuk ve çevre,” diyen Alphan, herhangi bir insan hakları konusunda sesini çıkaran gazetecilerin, siyasi otoriteler tarafından susturulmak istendiğini belirtti. Alphan’a göre, artık haberlerin alındığı yeni alan sosyal medyada çok takipçisi olan ve söylediklerinin karşılığı olan bir gazeteci olmak  etki alanı da bir o kadar genişletiyor.

Alphan, bambaşka bir bölümden mezun olmasına rağmen alaylı olarak gazetecilik mesleğinde ilerlediğini, “bir yandan kendim öğrenip bir yandan da insanlara anlatıyordum’’ diye anlattı. Kendisinin ‘’hak gazeteciliği’’ yaptıpını belirten Alphan, aslında bunun başka bir tür gazetecilik olmadığını ve tüm gazetecilerin hak temelli habercilik yapması gerektiğinin altını çizdi: ‘’Bir gazeteci her şeyden önce insan haklarını bilmeli.’’

Çamlıbel Alphan’a Türkiye’deki gazeteciliğe dair umutlarını sorduğunda, “Türkiye’nin demokratikleşmek için doğru ve hak odaklı gazeteciliğe ihtiyacı var. Bu gazeteciliğin yapılabilmesi için de daha demokratik bir gazeteciliğe ihtiyaç var”, dedi ve ekledi:“Dolayısıyla basın özgürlüğünün geri gelmesi lazım ki ben umutlu olabileyim.”

Sohbette değinilen bazı konular:

  • Melis Alphan’ın gazetecilik hikayesi
  • Karşılaştığı online saldırılar ve troller
  • Hakkında açılan ‘’terör örgütü propagandası’’ davası
  • Hak gazeteciliğinin gereklilikleri ve önemi
  • Kadın gazetecilere bakış ve gazeteciliği çevreleyen genel baskılar

Melis Alphan ile bölümden öne çıkanlar:

  • “Siyasi otoriteler sesiniz çok çıktığında bir şekilde susturmak istiyor.”
  • “Gazeteciliğimin ilk yıllarında hayat beni savurdu ve tamamen alaylı bir şekilde öğrendim.”
  • “Böyle bir [online] saldırıya uğradığınızda binlerce kişi tarafından binlerce hakaret, aşağılama, gerçek olmayan bilgiler, buna inanlar.. Alıştım bu duruma, ama yine de çok yıpratıcı. Fakat bu beni alıkoyuyor mu? Ben şöyle görüyorum, ben hayatta sözümü söyleyemezsem zaten yaşamak olmaz o.”
  • “Kadınlara daha ‘hafif’ konular yakıştırdıkları için, sen kimsin de bu alanlara [kadın, çocuk, çevre] giriyorsun gibi eleştiriler aldım … Psikolojik boyuttaki bu telkinler oldukça asap bozucuydu ve bundan kadın olmamın da çok etkili olduğunu düşünüyorum.”
  • “İster ekonomi, ister dış haberler; insanları ayrıştırmayan, ötekileştirmeyen, hedef göstermeyen, sıfat yüklemeyen gazetecilik yapmak gerekiyor.”
  • “Şu an aktif gazetecilik yapmıyorum ama bir dava takip ettiğim zaman sosyal medyadan belki daha da çok insana ulaşabiliyorum.”