Aşağıda imzası bulunan basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve insan hakları örgütleri; Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) yetkilileri tarafından Deutsche Welle (DW) Türkçe servisi muhabiri Alican Uludağ’a yöneltilen kışkırtıcı söylemleri kınamakta ve Türkiye makamlarını, gazetecilerin güvenliğini sağlamaya çağırmaktadır. Gazeteciler, kamuoyunu ilgilendiren konularda sahip oldukları bilgileri herhangi bir şiddet riski olmaksızın özgürce paylaşabilmelidir.

DW Türkçe servisi muhabiri Alican Uludağ, 10 Ekim’de, 2022’nin Aralık ayında suikasta uğrayan Ülkü Ocakları’nın eski başkanı Sinan Ateş’in devam eden davasıyla ilgili yeni gelişmeleri içeren bir haber yayınladı. Uludağ, MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter’in, soruşturmada yer alan bir savcıya soruşturma kapsamında tutuklanan ve MHP ile bağlantılı olduğu belirlenen bazı şüphelilerin serbest bırakılması karşılığında Yargıtay üyeliği teklif ettiğine yönelik iddiaları haberleştirdi.

Uludağ’ın haberinin ardından Yönter, X hesabından yaptığı paylaşımda Uludağ’ı hedef alarak “Bu iğrenç iddianı ispat etmezsen alçaksın, şerefsizsin, müfterinin en önde gidenisin. Yargıda hesaplaşacağız” ifadelerini kullandı.

Bir diğer MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın da Uludağ’a yönelik “Genel Başkan Yardımcımız İzzet Ulvi Yönter’e kara çalmaya yönelik alçakça iftiralara yeltenenler, hesabını ilgili mercilere verecekler. Alican Uludağ türünden şeref ve haysiyet yoksunlarının partimizi ve dava arkadaşlarımızı zan altında bırakmaya çalışmalarına sessiz kalmayız. Bu böyle bilinsin.” paylaşımında bulundu.

MHP yetkililerinin bu paylaşımlarının ardından sosyal medyada Uludağ’a taciz ve şiddet tehditleri yağdı. Bunun üzerine Uludağ, aldığı tehditlerden korkmadığını ifade ederek Sinan Ateş cinayetine ışık tutmaya devam edeceğini söyledi.

Ocak 2023’te Amerika’nın Sesi (Voice of America) Türkçe servisi muhabiri Yıldız Yazıcıoğlu da MHP’li siyasetçiler tarafından hedef gösterilmişti. Yazıcıoğlu’nun MHP lideri Devlet Bahçeli’ye Sinan Ateş suikastını sormaya çalışması üzerine Bahçeli, gazeteciye “işine bakmasını” söylemiş ve ardından Yazıcıoğlu bir MHP milletvekili tarafından itilerek alan dışına çıkarılmıştı. Yazıcıoğlu daha sonra ise MHP Genel Başkan Yardımcılarından İsmail Özdemir tarafından sosyal medyada hedef gösterilmiş ve “ajan provokatör” olmakla itham edilmişti.

Türkiye hükümetine, gazetecilerin görevlerini gözdağı ve tacizden uzak bir şekilde yapabilmelerinin garanti altına alınmasına yönelik çağrımızı yineliyoruz. Özellikle siyasetçiler, eleştirel gazetecilere yönelik, kontrol edilmediği takdirde hızla şiddet vakalarına yol açabilecek çevrimiçi tacizlerden kaçınma sorumluluğunu taşımaktadır. Yetkililer gazetecilerin güvenliğini sağlamak için tüm tedbirleri almalıdır.

İmzalayanlar:

  • Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI)
  • Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF)
  • Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24)
  • Gazetecileri Koruma Platformu (CPJ)
  • Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA)
  • OBC Transeuropa (OBCT)

Bu açıklama, IPI tarafından #FreeTurkeyJournalists kampanyasının bir parçası olarak ve Avrupa Birliği üye devletleri ve aday ülkelerdeki basın ve medya özgürlüğü ihlallerini izleyen, takip eden ve bunlara müdahale eden bir mekanizma olan Media Freedom Rapid Response (MFRR) birliğinin üyeleri tarafından koordine edilmiştir.