Aynı zamanda bu platformlarda:

IPI Özgür Sohbetler: Türkiye podcast serisinin altıncı bölümü yayında!

Podcasti hazırlayan Cansu Çamlıbel, serinin altıncı bölümünde Avrupa Parlamentosu (Yeşiller/EFA) üyesi ve AB-Türkiye Ortak Parlamento Komitesi Delegasyonu Başkanı Sergey Lagodinsky ile Türkiye’de özgür medyanın son durumu ve ifade özgürlüğündeki krizi tartıştı. Lagodinsky ve Çamlıbel, Ortak Parlamento Komitesi’nin rolünden, eleştirel seslerin kamuoyuna ulaşması için kalan son platform olan sosyal medyadaki kontrolü sıkılaştıran sosyal medya yasasına kadar uzanan konuları gözden geçirdi.

IPI Özgür Sohbetler: Türkiye podcast serisinin geçmiş bölümlerine buradan ulaşabilirsiniz.

2005’ten 2008’e kadar olan süreçte Türkiye ile AB arasındaki resmi müzakerelerin zirvede olduğu dönem için Lagodinsky, “Bunlar paylaştığımız romantik anılar,” dedi. “Şu an durum çok daha karmaşık ve zor. O zamandan beri uzun bir yolu geri gittik,” diye ekledi. Lagodisnky’e göre, komitede şu an görüşme yapılamıyor olmasında koronavirüs pandemisi rol oynasa da asıl sebebin Türkiye açısından politik olduğunu belirtti.

Bu bölümde Lagodinsky, Ortak Parlamento Komitesi’nin başkanı olarak tecrübelerini ve AB-Türkiye ilişkilerinin gelişmesi için neler yapılması gerektiğini anlattı. Bu birlikteliğin iki taraf içinde ne kadar yararlı olacağının, Türkiye’yi ifade ve basın özgürlüğünde öne çıkaracağının altını çizdi. Ardından 2018’de Almanya’da kabul edilen Sosyal Medya Yasasının nasıl tehlikeli hale geldiğini ve birçok otoriter hükümeti etkilediğine değindi.

Sohbette değinilen konu başlıklarından bazıları şöyle:

  • AB-Türkiye Ortak Parlamento Komitesi neler yapar?
  • AB ve Türkiye arasındaki tartışmaların iniş çıkışları ve önemi
  • Türkiye ve Almanya’daki sosyal medya yasalarının siyasi bağlamda farkları
  • Lagodinsky’nin Türk mahkeme salonlarındaki tecrübeleri
  • AB-Türkiye ilişkilerinin geleceği ve beklentiler

IPI Özgür Sohbetler podcast serisi hakkında:

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Türkiye’ye özel yeni podcast serisi IPI Özgür Sohbetler‘i duyurmaktan gurur duyuyor. Özgür Sohbetler, basın ve ifade özgürlüğü, kaliteli gazeteciliğin geleceği üzerine önemli konuları zamanlı sohbetlerle dinleyiciye ulaştırmayı hedefleyen yeni bir platformdur. Bu podcast serisinde, Türkiye’nin en güvenilir gazeteci, editör ve uzmanlarının birinci ağızdan görüş ve hikayelerini dinleyecek, hem yerel hem uluslararası dinleyici kitlesi için hazırlanmış önemli mesleki konular hakkında yorum ve analizlerine erişebileceksiniz. Bölümler Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki dilde yayımlanacaktır.

Türkiye’de bağımsız gazetecilik büyük baskı kıskacındayken, mesleği icra edenler halkın haber alma hakkı için mücadelesine ve karşılaşılan yeni zorluklara karşı yeni yöntemler bularak mesleklerini sürdürmeye devam ediyor. Özgür Sohbetler ile birinci ağızdan onların hikayelerini dinleyin.

IPI Özgür Sohbetler, Duvar English haber sitesinin genel yayın yönetmeni ve IPI Türkiye Ulusal Komite üyesi Cansu Çamlıbel tarafından hazırlanıp sunuluyor. Duvar’a katılmadan önce Çamlıbel Hürriyet gazetesinin Washington D.C. muhabirliğini üstlenmişti.

Sergey Lagodisnky ile bölümden öne çıkanlar:

  • “AB Komisyonları, insan hakları konu olursa değil de petrol ve doğalgaz söz konusu olduğunda harekete geçiyor. Tarafları masaya geri getirmemiz gerekiyor…”
  • “Almanya bağlamında da sosyal medya yasasına şüpheyle yaklaşıyorum. Almanya’da tanıtılan araçlar konusunda oldukça dikkatliyim çünkü orada geçen bir yasanın başka ülkelerde yaratacağı etkiyi biliyorum.”
  • “Tüm medyanın ya disiplin altına alındığı ya da hükümete sadık kişiler tarafından satın alındığı otoriter rejimlerde görülen trend birbirine çok benziyor. Habere erişim ve fikir alışverişi için geri kalan tek alan internet oluyor. Şu anda Rusya’da, Beyaz Rusya’da ve Türkiye’de bu eğilim var.”
  • “(Türkiye’de) Yargı kültürünün bozulmasına şahit olduk, yargının nasıl parçalandığını, daha deneyimli olanların yerini daha genç ve hükümete sadık hukukçuların aldığını gördük.”
  • “… Bu durum, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa çerçevesinde toplumumuza nasıl daha iyi hizmet verebileceğimizle ilgili. Benim için, Türkiye toplumu Avrupa kültürünün, hukuki ve toplumsal değerlerinin bir parçası. Bu yüzden Türk yetkililere bizi ayırmak için değil, bizi bir arada tutmak için mümkün olan her şeyi yapmaya çağırıyorum.”