Aynı zamanda bu platformlarda:

IPI Özgür Sohbetler: Türkiye podcast serisinin yirminci bölümü yayında!

Podcasti hazırlayan Cansu Çamlıbel serinin yirminci bölümünde, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Sekreteri Mustafa Kuleli ile bağımsız ve kaliteli gazetecilik için finansmanın önemini ve otoriter rejimler altındaki gazetecilerin dayanışmasının basın özgürlüğü mücadelesine olan etkisi üzerine konuştu.

IPI Özgür Sohbetler: Türkiye podcast serisinin geçmiş bölümlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Daha önce basılı, görsel ve dijital medya alanlarında çalışan Kuleli, şu anda Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve Avrupa Gazeteciler Federasyonu(EFJ)’nda yöneticilik yapmasının yanı sıra, medya özelinde haberler üreten Journo.com.tr sitesinin de genel yayın yönetmenliğini yapıyor.

Kuleli, Türkiye’den bir heyetin de katıldığı IPI 2021 Dünya Kongresi’ne atıfta bulunarak, bağımsız medyanın ekonomik sürdürülebilirliği meselesinin Dünya Kongresi’nde konuşulan en dikkat çeken konu olduğunu dile getirdi. Gazetecilik ile ilgili uluslararası toplantılarda bu sorunun çokça gündeme geldiğini belirten Kuleli, “Bağımsız ve kaliteli bir yayıncılık için ekonomik özgürlük gerekiyor, Türkiye’de de bağımsız medyanın ekonomik sürdürülebilirliği için yeni çözüm yolları arıyoruz,” dedi.

Çamlıbel, kaliteli haberin üretilebilmesi için haberin yapım sürecinde ciddi bir masraf yapılması ve bu içerikleri hazırlayacak gazeteci ve muhabirlere de makul ücretlerin ödenmesi ile hayat standartlarının yükseltilmesi gerektiğini belirtti.

Gazeteciliğin finansmanı konusunda, okuyucuya dayalı olan bütün modellerde bir ikna problemi olduğundan bahseden Kuleli, içerikten tatmin olmadıkça okuyucunun habere para vermek istemediğini, bu durumda da bağımsız medyanın nitelikli gazetecileri istihdam edemediğini belirtti. “Burada bir kısır döngü var,” diyen Kuleli, çözümün iki tarafın da birbirine yaklaşması ile olacağını vurguladı.

Son dönemde Avrupa’da da otoriter yönetimlerin yükselişe geçmesi ile Belarus, Türkiye ve Macaristan gibi pek çok ülkede gazetecilik üzerindeki baskıların arttığını belirten Kuleli,  bu ülkelerdeki meslektaşlar ile sürekli bir dayanışma içinde olduklarını ve birbirlerinden öğrendiklerini söyledi. Otoriter rejimlerin yeni yöntemler öğrenerek gazetecileri baskı altına almaya çalıştığını da ekleyen Kuleli, Türkiye özelinde bu durumun RTÜK cezaları, reklam ambargoları ve gazetecilere açılan davalar halinde açıkça görülebildiğini belirtti.

Kuleli, gelecek ile ilgili karamsar olmadığını da ekleyerek,  gazetecilerin kamuoyunu bilgilendirmek için daha çok çalışması ve yurttaşların da üzerine düşeni yapması halinde Türkiye’nin eninde sonunda demokrasiye ve insan haklarına kavuşacağını düşündüğünü söyledi.

Sohbette değinilen konu başlıklarından bazıları şöyle:

  • IPI 2021 Dünya Kongresi’nde tartışılan bağımsız gazetecilik modelleri
  • Türkiye’de medya ekonomisi ve gazeteciliğin finansmanı
  • Medyanın dördüncü kuvvet olarak yurttaşlar üzerindeki etkisi
  • Belarus örneği üzerinden otoriter rejimlerin gazeteciler üzerindeki baskıları
  • Türkiye’de demokrasi ve insan haklarına yönelik artan istek

Mustafa Kuleli ile bölümden öne çıkanlar:

  • “Biz gazeteciler olarak içeriğin daha kalitelisini vermeye çalışacağız, yurttaşlar da okuduğu içeriğe küçük de olsa bir katkıda bulunmaya ikna olacak.”
  • “Birçok farklı haber kaynağına, belli bir miktar vererek bir platform üzerinden erişebilmeliyim. Bizim Türkiye’de de, küresel ölçekte de gazeteciliğin Netflix’ine ihtiyacımız var.”
  • “Bundan 3-4 sene önce Türkiye’deki cezaevindeki gazeteci sayısı 130’un üstündeydi. Uluslararası baskının da artması ile bu durum çok tepki çekti ve Türkiye’deki otoriter hükümet sayıyı tahliyelerle azalttı.”
  • “Dünyanın her yerinde otoriter rejimlere karşı mücadele eden gazeteciler ve yurttaşlar olduğu müddetçe [baskılar] gelip geçiyor.”
  • “Tabi ki uluslararası dayanışma çok önemli ama neticede bu ülkeyi kuruluş ayarlarına geri döndürecek ve yeniden bir demokrasi haline getirecek olanlar da Türkiye’nin o güzel insanlarıdır.”