Aynı zamanda bu platformlarda:

IPI Özgür Sohbetler: Türkiye podcast serisinin 28. bölümü yayında!

Özgür Sohbetler’in 28. bölümünde gazeteci Cansu Çamlıbel, medya girişimcisi, gazeteci ve The Bell mecrasının kurucusu Elizaveta Osetinskaya ile Rus hükümetinin medya özgürlüğü üzerindeki baskılarını, Rusya’dan sürgün edilen gazetecilerin karşılaştığı zorlukları ve sorumluluklarını ve otokratikleşen koşullar altında çalışan gazetecilerin çıkarabildiği dersleri tartıştı.

IPI Özgür Sohbetler: Türkiye podcast serisinin geçmiş bölümlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden önce Rusya’daki başarılı girişimcilerin hikayelerine ışık tutan “Rusların işleri yolunda!” (“Russians are okay!”) adlı söyleşi programını sunan Osetinskaya, programın işgalden sonra Rus girişimcileri hakkında olumlu hikayelere odaklanan anlatımıyla devam etmesini etiğe aykırı bulduğunu söyledi. Bunun sonucunda, hem “Rusların işleri yolunda!” programı hem de The Bell editörleri dikkatlerini Rus izleyicileri için Ukrayna’ya yönelik saldırganlığın sonuçlarına odakladı.

Rusya’da gazetecilik yapmanın zorluklarını anlatan Osetinskaya, Rus makamları tarafından yabancı ajan ilan edildiğini ve savaşa karşı çıkan diğer insanlar gibi sürgüne zorlandığını ifade etti. Osetinskaya, ayrıca hükümetin ifade ve basın özgürlüğü üzerindeki baskısını Rusya bağlamında değerlendirerek, hükümetin hukuk sistemini zaman içerisinde muhalifleri baskı altına alma aracına dönüştürdüğünden söz etti. Osetinskaya’ya göre, 2000’li yılların sonlarına doğru yavaş ama istikrarlı bir şekilde aktivistlerin ve gazetecilerin susturulmasıyla başlayan süreç, ilerleyen yıllarda ana akım medyayı esaret altına alarak ilerledi ve geldiğimiz günlerde muhalif bir görünüşe sahip olan her şeye ve herkese yönelik tam bir baskıyla sonuçlandı.

Çamlıbel’in sürgünde çalışmalarına devam eden aktivistlere ve gazetecilere ne tür bir tavsiyesi olduğu sorusuna yanıt veren Osetinskaya, sürgünde gazetecilerin kendi ülkelerindeki izleyici kitlesine ulaşmayı önceliklendirmenin önemini vurguladı. Sürgündeki gazetecilerin ve aydınların, hedef kitleleriyle iletişimi engelleyen bir balonun içinde yaşama eğiliminde olduklarını vurgulayan Osetinskaya, “ülkemizdeki izleyicilerimizin ihtiyaçları ve koşulları hakkında düşünmemiz ve onlara hitap etmek için uygun bir dil bulmamız gerek,” dedi.

Sohbette değinilen konu başlıklarından bazıları şöyle:

  • Rus hükümetinin ifade ve basın özgürlüğüne yönelik baskısı
  • Rusya’daki “yabancı ajan” yasası ve gazeteciliğin sürdürülemezliği
  • Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra gazetecilik
  • Sürgündeki gazetecilerin karşılaştığı zorluklar ve sorumlulukları
  • Otokratik yönetimlerde gazeteciler için çıkarılması gereken dersler